Avustralya’nın Çöpleri

Geçen sabah bisikletle gezerken çöplerini çıkarmış komşuları görünce aklıma bunun üzerine bir yazı yazmak geldi. Ayrıca çalıştığım havayolunda gönüllü sustainability ambassador olarak çevreye karşı duyarlılık kazandırmak ve çevreye verdiğimiz zararı en aza indirip bir yandan da maliyetleri azaltmak için verdiğim yoğun çabaların … Continue reading Avustralya’nın Çöpleri

Yığıntı

Susuyorsam bir sebebi var :)Taşındık. Ne kadar stresli olduğunu unutmuşum. Avustralya’da taşınmak Türkiye’de taşınmaktan çok daha stresli. Evi yepyeni pirüpak teslim etmek gerekiyor, yoksa depozitoyu vermiyorlar. Öyle normal bildiğimiz temizlik de değil istedikleri, evlerin çoğu halı kaplı olduğu için halıların makina ile yıkanması gerekiyor, faturası da ibraz edilerek. Bizim emlakçımız bir de fayansların makina ile yıkanmasını da koşul olarak koymuştu sözleşmeye. Sadece paspasla silmek yetmiyordu. İkisi de insan boyunda olan çöp tenekelerinin yıkanması, tertemiz ve boş halde teslim edilmesi gerekiyordu. (Burada her evin çöp tenekesi var, ya garajında ya evinin bahçesinde duruyor, herkes çöp gününde kendi çöpünü çıkarıyor) Genel çöp … Continue reading Yığıntı

Avustralya Acı Vatan

madalyonun öteki yüzü İnsan ülkesini, arkadaşlarını, ailesini geride bırakıp uzaklara gidince bazı beklentileri, hayalleri oluyor haliyle. Fakat her zaman her şey beklendiği gibi gitmeyebiliyor. İnsan geride bıraktığını özleyebiliyor. Ya da yeni yerini yadırgıyor, alışamıyor, hatta kimileri nefret edip geri bile dönmeyi tercih edebiliyor. Dediğim gibi herkesin nedenleri başka. Benim en büyük nedenim kaçmaktı. Oysa giderken her seyi yaninda goturuyorsun. 12bin km uzaklik bile yetmiyor. Öte yandan uzak olmak iyi de geldi. Yani amacım aslında mutlu olmak değil de beni mutsuz eden şeylerden kaçmaktı. Böylece mutsuz olan ben miydim, yoksa mutsuz mu ediliyordum görme şansım olacaktı. Göçmenliğin bedeli ise kimileri için … Continue reading Avustralya Acı Vatan